top of page

Peyronie Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Güncel Tedavi Yöntemleri

  • Yazarın fotoğrafı: Op.Dr. Niyazi Umut Özdemir
    Op.Dr. Niyazi Umut Özdemir
  • 9 Haz
  • 7 dakikada okunur
peyronie hastalığı peniste deformite yaratabilir

Muayenehanemde son yıllarda dikkat çekici biçimde artan başvurulardan biri penis eğriliği şikayeti. Hasta genellikle 45 ile 65 yaşları arasında, çoğu zaman utanarak kapıyı çalıyor: "Doktorum, ereksiyon olduğunda penisim yana doğru kıvrılıyor, bazen ağrı oluyor, eskisi gibi değil." Bazı hastalarım ise yıllardır sessiz kalmış, eşi ile arasındaki sorun büyüyene kadar konuyu gündeme getirmemiş. Aslında çok yaygın olmasına rağmen genellikle sessiz seyreden bu tablonun adı Peyronie hastalığıdır.


Bu yazıda peyronie hastalığı nedir, kimleri etkiler, neden olur ve günümüzde hangi tedavi seçenekleri var, hepsini hekim gözüyle ama anlaşılır bir dille toparlamaya çalışacağım. Çünkü her hastam ilk randevumuzda en çok şunu söyler: "Keşke daha önce duysaydım, keşke daha erken gelseydim."

Peyronie Hastalığı Nedir? Klinik Tablonun Genel Çerçevesi

Peyronie hastalığı nedir sorusunun klinik cevabı şudur: peniste tunika albuginea adı verilen ve süngerimsi dokuyu çevreleyen sert kılıfta nedbe (skar) dokusunun, yani plak adı verilen sert bir alanın gelişmesidir. Bu plak penisin ereksiyon sırasında düzgün şekilde gerilmesini engeller; sonuçta erekte penis o bölgeden bükülür, kısalır ya da kum saati benzeri bir daralma gösterir.


Hastalık ilk kez 1743 yılında Fransız cerrah François de la Peyronie tarafından tanımlanmıştır. Ancak günümüzde hala pek çok hasta tarafından bilinmiyor; hatta bazı meslektaşlarımız bile başlangıç dönemini gözden kaçırabiliyor. Oysa epidemiyolojik çalışmalar erişkin erkeklerde Peyronie hastalığının görülme sıklığının yüzde 3 ile yüzde 9 arasında olduğunu, bazı sıkı taramalarda ise yüzde 13'e kadar çıkabildiğini göstermektedir. Yani sandığımızdan çok daha sık.


Klinikte gördüğüm üç temel klinik tablo şudur: penis eğriliği (en sık), ereksiyon sırasında ağrı (özellikle erken dönemde) ve sertleşme kalitesinde bozulma. Bunlara çoğu zaman penis boyunda kısalma, cinsel ilişkide zorluk ve psikolojik sıkıntı eşlik eder. Tablo sadece anatomik değil; partner ilişkileri, kendine güven ve cinsel kimlik üzerinde de ciddi etkiler bırakır. Bu yüzden Peyronie hastalığını sadece ürolojik değil aynı zamanda biyopsikososyal bir tablo olarak ele almak gerekir.

Peyronie Hastalığının Nedenleri ve Risk Faktörleri


Hasta çoğu zaman "Doktorum, ben ne yaptım da bu oldu?" diye sorar. Cevap kolay değildir, çünkü Peyronie hastalığı tek bir nedenle değil, birden fazla faktörün birleşmesiyle ortaya çıkar. Bilim dünyasında üzerinde en çok durulan model, tekrarlayan mikro travma teorisidir. Cinsel ilişki sırasında penis aksına ters yönde gelen ufak çarpmalar, tunika albuginea içinde küçük yırtılmalara yol açar. Genetik yatkınlığı olan erkeklerde bu yırtıkların iyileşmesi normal seyirde değil, aşırı kollajen birikimi ile devam eder; sonuçta esnek olmayan plaklar oluşur.


Klinik pratiğimden çıkan eşlik eden risk faktörleri şunlardır: diyabet, hipertansiyon, dislipidemi, sigara kullanımı, düşük testosteron, prostat cerrahisi öyküsü, Dupuytren kontraktürü (el içinde benzer fibrotik bant), Ledderhose hastalığı (ayak tabanında fibroz) ve aile öyküsü. Özellikle Dupuytren olan erkek hastalarımı muayene ederken peniste plak olup olmadığını rutin olarak kontrol ederim çünkü iki tablo aynı fibrotik yatkınlığın farklı uzantılarıdır.


Yaş da önemli bir faktördür. Peyronie hastalığı en sık 50'li yaşlarda görülür ancak son yıllarda 30'lu yaşlarda da artan oranda başvurular oluyor. Genç hastalarda tablo daha hızlı ilerleyebilir ve cerrahi gereklilik daha sık gündeme gelir. Bu yüzden yaş ilerledi diye semptomları görmezden gelmek ne kadar yanlışsa, gencim diye olasılığı küçümsemek de o kadar yanlıştır.

Belirtileri ve Tanı Yaklaşımı


Hastalığın seyrini iki ana faza ayırırım. Akut yani aktif fazda (genellikle 6 ila 12 aylık dönem) ereksiyonda ağrı, plak gelişimi, eğrilikte ilerleme ve duyarlı bir nokta hissi vardır. Kronik yani stabil fazda ise plak sertleşir, ağrı azalır veya kaybolur, eğrilik artık ilerlemez ama yerleşik hale gelir. Bu ayrım tedavi seçimi açısından çok önemlidir çünkü aktif dönemde cerrahi yapılmaz, stabil dönemde ise medikal tedavinin etkisi sınırlıdır.


Tanı koymak için fizik muayene çoğunlukla yeterli olur. Penisin sönük halinde palpasyonla plağı hissedebiliriz; eğrilik için ise hastadan ereksiyon halinde çekilmiş üç farklı açıdan fotoğraf getirmesini isteriz. Bazı hastalarımda kombine değerlendirme yapmak gerekir; intrakavernozal vazoaktif madde enjeksiyonu sonrası ereksiyon oluşturulup eğriliğin derecesi ölçülür. Eşlik eden sertleşme sorunu varsa penil renkli Doppler ultrasonografi mutlaka eklenir; bu inceleme hem damarsal yapıyı hem de plağın yerleşimini, kalsifikasyon durumunu gösterir.


Tanı sürecini her hastama detaylı anlatırım çünkü hastayı tedavi planına ortak etmeden, sadece "şunu yapalım" demek günümüz tıbbının yaklaşımı değildir. Klinik gözlem, fotoğraflar, ultrasonografi, hormonal durum (özellikle testosteron) ve eşlik eden hastalıkların değerlendirilmesi birlikte tedaviyi şekillendirir. Konuyla ilgili daha kapsamlı bir hasta kaynağına Peyronie özel bilgi platformumuz üzerinden ulaşabilirsiniz; orada tanı süreci, görüntüleme örnekleri ve hasta hikayeleri ayrıntılı yer alıyor.


Bazı hastalarımı sevk eden meslektaşlarımdan en sık aldığım soru şudur: "Plak elle hissedilmiyor, yine de Peyronie düşünüyor musunuz?" Cevabım nettir: erken dönemde, özellikle aktif fazın başında plak henüz organize olmamış olabilir, hatta ultrasonografi bile net göstermeyebilir. Bu hastalarda klinik öyküye güvenip 4 ila 6 hafta sonra muayene ve görüntülemeyi tekrarlamak en doğru yaklaşımdır. Erken döneme özgü inflamatuvar tablo, tanıyı bazen geciktirir; ancak doğru zamanlanmış müdahale uzun vadede çok şey değiştirir.

Güncel Tedavi Yöntemleri: Klinik Yaklaşımım


Tedavi planı her zaman hastaya özeldir. Tek tip bir reçete yoktur. Karar verirken ben şu üç soruyu cevaplarım: hasta hangi fazda (akut mu, stabil mi), eğrilik derecesi cinsel ilişkiye engel oluyor mu ve sertleşme kalitesi nasıl. Bu üç sorunun cevabına göre tedavi seçenekleri sıralanır. Peyronie hastalığı nedir sorusunun yanıtı kadar, "benim için doğru tedavi nedir" sorusu da bireyseldir.


Konservatif ve Medikal Yaklaşımlar

Akut fazda öncelikli amaç ilerlemeyi sınırlamak, ağrıyı azaltmak ve hastayı stabil döneme rahat geçirmektir. Bu dönemde oral ajanlar (pentoksifilin, vitamin E gibi) kanıt düzeyi düşük olsa da seçilmiş hastalarda kullanılabilir. Penil traksiyon cihazları ile günlük belirli süreli germe egzersizleri ve vakum cihazı uygulamaları, son yıllarda kılavuzlarda yer bulmuş yardımcı yaklaşımlardır. Mucize beklemiyoruz ama uzun süreli ve disiplinli kullanımda ölçülebilir faydalar olduğu çalışmalarla gösterilmiştir. Tedavi disiplinini koruyan hastalarda fark çoğu zaman gözle görülebilir hale gelir.


Şok Dalgası (ESWT) ve İntralezyonel Tedaviler

Ağrı yönetimi söz konusu olduğunda düşük yoğunluklu şok dalgası tedavisi (Li-ESWT) klinik pratiğimde sık başvurduğum seçeneklerden biridir. ESWT, plağın boyutunu dramatik şekilde küçültmese de özellikle aktif faz ağrısını azaltmada yararlı olabilir. ESWT konusunda daha ayrıntılı bilgi için kliniğimizdeki penise ESWT uygulamaları sayfasına bakmanızı öneririm.


İntralezyonel tedaviler ise plağa doğrudan ilaç enjeksiyonu yapılarak gerçekleştirilir. Verapamil, interferon ve kollajenaz (CCH) en sık kullanılan ajanlardır. Kollajenaz, FDA onaylı olan tek intralezyonel ajan olarak öne çıkar; eğrilik derecesi 60 ile 90 derece arasında olan, stabil fazdaki uygun hastalarda anlamlı düzelme sağlayabilir. Kollejenaz çok ciddi olası risklerinden dolayı yurtdışında sadece seçilmiş ileri seviye olgularda lisanslı hekimler tarafından uygulanmakta olup ülkemizde erişimi yoktur. Ancak her hastada başarı garantisi vermek doğru değildir; seans sayısı, hematom riski ve maliyet birlikte değerlendirilmelidir. PRP ve ekzosom gibi rejeneratif tedaviler ise henüz araştırma aşamasındadır; kılavuzlar standart olmasa da yine seçilmiş hastalarda düşük yan etki profilinden dolayı denemeye açık olabilir.

Cerrahi Tedavi Seçenekleri ve Penil Protez


Stabil fazdaki, eğriliği cinsel ilişkiye engel olan ya da konservatif tedaviye yanıtsız hastalarda cerrahi gündeme gelir. İki temel cerrahi yaklaşım vardır. Tunika plikasyonu (Nesbit, Lue ve modifikasyonları) eğriliği karşı taraftan kısa süren dikişlerle düzeltir; sertleşmesi iyi olan ve eğriliği 60 ile 70 derecenin altında olan hastalarda tercih edilir. Plak insizyonu, eksizyonu ve greftleme ise daha kompleks eğriliklerde, kum saati deformitesi veya plak kalsifikasyonu olan hastalarda uygulanır.


Sertleşme sorunu da eşlik ediyorsa, yani ED zaten ilaçla düzelmiyorsa, penil protez yani mutluluk çubuğu implantasyonu en uygun seçenek olabilir. Protez yerleştirilirken aynı seansta penis düzleştirme işlemi de yapılır. Protez ameliyatları konusunda klinik deneyimimiz ve hasta sonuçlarıyla ilgili penis protezi ameliyatları sayfasında ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz. Aynı şekilde sertleşme sorunu yaşayan ancak henüz protez aşamasında olmayan hastalar için sertleşme sorunu değerlendirme sayfamızda nasıl bir tanı algoritması izlediğimizi anlatıyoruz.


Tedavi kararında en çok dikkat ettiğim şey hastanın beklentisini doğru yönetmektir. Peyronie tedavisinde tam düz bir penis ve eski boyut nadiren elde edilir; hedef, hastanın cinsel olarak fonksiyonel, ağrısız ve psikolojik olarak rahat bir cinsel hayata dönmesidir. Bunu hastayla baştan konuşmak, sonradan yaşanacak hayal kırıklıklarını da önler. Doğru tanı, doğru zamanlama ve doğru cerrah seçimi bir araya geldiğinde hastalarımızın büyük bir kısmında tatmin edici sonuçlara ulaşıyoruz.


Bir başka önemli nokta ise psikoseksüel destek. Peyronie tanısı alan erkeklerin önemli bir kısmında depresyon ve anksiyete eşlik eder; çoğu hasta cinsel ilişkiden kaçınmaya, eşiyle mesafe oluşturmaya başlar. Bu yüzden tedavinin sadece anatomik düzeltmeden ibaret olmadığını, partnerle birlikte yürütülmesi gereken bir süreç olduğunu vurgularım. Eşin de konuya dahil edilmesi, hastanın iyileşme motivasyonunu belirgin biçimde artırır. Klinik pratiğimde ilk randevuya eşiyle gelen hastaların tedavi uyumunun ve sonuçlarının çok daha iyi olduğunu açık şekilde gözlemliyorum.


Son olarak izlem konusunda da bir not düşeyim. Tedavi sonrası izlem en az 6 ay sürer. Cerrahi olan hastalarda erken dönemde günlük germe egzersizleri, traksiyon kullanımı ve düzenli ereksiyon (gerekirse PDE5 inhibitörü destekli) tavsiye edilir. Bu kombine yaklaşım iyileşmeyi hızlandırır, nüks ihtimalini azaltır.

Sık Sorulan Sorular


Peyronie hastalığı kendiliğinden geçer mi? Çok küçük bir grup hastada hafif eğrilik zaman içinde stabilleşip belirgin yakınma bırakmadan seyredebilir. Ancak çoğu hastada hastalık ya stabil kalır ya da ilerler; bu nedenle erken dönemde uzman değerlendirmesi yapılması faydalıdır.


Penis eğriliği her erkekte Peyronie hastalığı mıdır? Hayır. Doğumsal penis eğriliği gibi farklı durumlar da bulunur. Peyronie hastalığında sonradan gelişen plak ve eğrilik söz konusudur; ayrım fizik muayene ve görüntüleme ile yapılır.


ESWT yani şok dalga tedavisi eğriliği düzeltir mi? ESWT'nin temel etkisi ağrıyı azaltmak ve doku iyileşmesini desteklemektir; eğrilik üzerinde belirgin düzeltici etki gösterdiği kanıtlanmamıştır. Yine de aktif fazda ağrılı hastalarda destekleyici bir tedavi olarak yararlı olabilir.


Tedavide ameliyat şart mı? Hayır, ameliyat yalnızca eğriliği cinsel ilişkiye engel olan, ağrı veya işlev kaybı yaratan ve konservatif yöntemlere yanıt vermeyen seçilmiş hastalarda gündeme gelir. Çoğu hastada öncelikle medikal ve fiziksel tedaviler denenir.


Peyronie hastalığı cinsel hayatın sonu mu? Kesinlikle hayır. Doğru tanı, doğru zamanlama ve uygun tedavi planı ile büyük bir hasta grubunda tatmin edici bir cinsel hayat sürdürülebilir; önemli olan tabloyu erken fark etmek ve uzmana başvurmaktır.


Bu yazı Op. Dr. Niyazi Umut Özdemir tarafından tıbbi bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; bireysel tanı ve tedavi tavsiyesi yerine geçmez. Belirtiniz veya şüpheniz varsa tedavi seçenekleri için mutlaka bir uzman hekime başvurunuz.


Op. Dr. Niyazi Umut Özdemir – Üroloji Uzmanı

Adres: Fener mah. Bülent Ecevit Bulv. Kanyon Plaza No:23 K:4 D:7 / Muratpaşa / Antalya

Web adresi:www.uzclinic.com

 

Kullanılan görseller yapay zekâ araçlarıyla oluşturulmuş temsili görsellerdir. Hasta mahremiyeti ve hasta haklarının korunması amacıyla gerçek hasta veya mahrem muayene görüntüsü kullanılmamıştır.




Önemli Kaynaklar:

  • European Association of Urology Guidelines: Penile Curvature (uroweb.org)

  • Nehra A, Alterowitz R, Culkin DJ ve ark., Peyronie's Disease: AUA Guideline

  • Levine LA, Larsen SM., Surgery for Peyronie's disease, Asian J Androl

  • Gelbard MK ve ark., Clinical efficacy, safety and tolerability of collagenase clostridium histolyticum for the treatment of Peyronie disease, J Urol

  • Hatzichristodoulou G ve ark., Update on Peyronie's disease, Eur Urol Focus 2024

  • Salonia A ve ark., EAU Guidelines on Sexual and Reproductive Health

Yorumlar


bottom of page