top of page

Sertleşme Sorunu (Erektil Disfonksiyon): Nedenleri, Tanısı ve Tedavi Seçenekleri

Sertleşme sorunu, muayenehanemde en sık karşılaştığım cinsel işlev bozukluğudur ve hastalarımın çoğu bu sayfaya iki soruyla geliyor: bende neden oldu ve düzelir mi. Bu sayfayı, iki sorunun da yanıtını basamak basamak, klinik pratiğime ve güncel literatüre dayanarak vermek için hazırladım.

Konunun özü şudur: sertleşme sorunu, cinsel birleşmeyi başlatmaya ya da sürdürmeye izin vermeyecek düzeyde sertlik sağlayamama durumudur. Tıbbi adı erektil disfonksiyondur. Nedenleri damarsal, sinirsel, hormonal, ilaca bağlı ve psikolojik olmak üzere beş grupta toplanır ve çoğu hastada birden fazlası bir aradadır. Tedavi basamaklıdır: yaşam tarzı düzenlemesi ve ağızdan ilaçlarla başlar, gerektiğinde enjeksiyon, şok dalga ve son basamakta penil protezle sürer. Doğru değerlendirilen hastaların büyük bölümünde belirgin düzelme sağlanır.

 

Bu sayfada tanımı, organik ve psikojenik ayrımını, tüm neden gruplarını, risk faktörlerini, tanı sürecini, tedavi basamaklarını ve psikojenik olgularda uyguladığımız terapi yaklaşımını ele alacağım.

Sertleşme Sorunu Nedir?

 

Sertleşme sorunu, cinsel birleşmeyi başlatmaya veya devamını getirmeye imkan vermeyecek düzeyde penisin sertliğini sağlayamama durumudur. Tıbbi adı erektil disfonksiyondur. Her yaşta görülebilir. Tıbbi olarak değerlendirme gerektiren tablo, sorunun en az üç ay sürmesi ve ilişkilerin çoğunda tekrarlamasıdır.

Ara sıra yaşanan zorlanmalar bu tanımın dışındadır. Yorgunluk, alkol, uykusuzluk ya da geçici stres nedeniyle zaman zaman sertleşme sağlanamaması olağandır ve tedavi gerektirmez. Belirleyici olan sıklık, süre ve ilerleme eğilimidir.

 

Sertleşme sorunu hayati bir hastalık değildir, ancak yaşam kalitesini, çift ilişkisini ve kişinin özsaygısını doğrudan etkiler. Ayrıca ileride ele alacağım gibi, kalp damar sağlığı açısından erken bir uyarı işareti olabilir. Bu nedenle geçiştirilmemesi gereken bir yakınmadır.

 

Sertleşme Sorunu Organik mi, Psikojenik mi?

 

Bu ayrım tedavinin tamamını belirler. Organik sertleşme sorunu bedensel bir nedene, yani damar, sinir ya da hormon sorununa bağlıdır. Psikojenik sertleşme sorununda ise bedensel bir hastalık yoktur; kaygı, beklenti baskısı ve olumsuz düşünceler ereksiyonu engeller. Ayrım öykü ile büyük ölçüde yapılabilir.

Genel eğilim şudur: kırk yaş altında psikojenik nedenler, kırk yaş üstünde organik nedenler daha ön plandadır. Ancak tersi durumlar az değildir ve daima akılda tutulmalıdır.

Ayırt edici özellikler nettir. Organik tabloda başlangıç sinsidir, aylar içinde yavaşça ilerler, her durumda aynı biçimde yaşanır ve sabah sertleşmeleri seyrekleşerek kaybolur. Psikojenik tabloda başlangıç anidir, sorun duruma ve partnere göre değişir, kendi kendine uyarılmada sorun yaşanmaz ve sabah sertleşmeleri korunur. Hasta yakınmasının başlangıcı için çok yakın bir tarih veriyorsa, sorun büyük olasılıkla psikojeniktir.

Sabah sertleşmelerinin durumu bu ayrımda en pratik göstergedir; bu konudaki ayrıntılı değerlendirmeye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.uzclinic.com/sabah-ereksiyonu-olmamasi

Burada önemli bir uyarı yapmam gerekiyor. Ayrım keskin değildir. Her ereksiyon sorununda az ya da çok psikojenik bir etmen ya olayın çekirdeğinde vardır ya da sonradan olayın üzerine eklenir. Organik bir neden bulunması, psikolojik boyutun göz ardı edilmesini gerektirmez.

 

Organik Sertleşme Sorunu Nedenleri

 

Organik sertleşme sorunu beş alt grupta incelenir: damarsal yetmezlik, sinirsel hasar, hormonal bozukluklar, ilaç yan etkileri ve ameliyat ya da travmaya bağlı nedenler. Bu tabloların ortak özelliği yavaş başlaması ve zaman içinde ilerlemesidir. Altta yatan bedensel bir hastalık çoğu zaman mevcuttur.

Damarsal (Vaskülojenik) Nedenler

Damarsal nedenler erişkin erkeklerde en sık gruptur ve kendi içinde üçe ayrılır: atardamar yetmezliği, toplardamar kaçağı ve ikisinin bir arada bulunduğu karışık tip.

Atardamar yetmezliği, çoğu zaman yaygın damar sertliğinin penisteki yansımasıdır. Penise temiz kan gönderen atardamar son derece incedir. European Urology dergisinde yayımlanan sistematik derlemeye göre, damar iç yüzeyindeki aynı düzeyde bir bozulma, ince olan penis damarında kan akımını koroner damarlara göre çok daha erken ve belirgin biçimde düşürür. Bu nedenle sertleşme sorunu, kalp krizi ya da inme gibi olaylardan yıllar önce başlayabilir.

Toplardamar kaçağı, halk arasında venöz kaçak olarak bilinen durumdur. Normalde penis kanla dolarken içerideki toplardamarlar sıkışarak kapanır ve kan hapsolur. Kapak yapıları bozulduğunda kan penisten kaçar; kişi sertleşmeyi sağlar ama sürdüremez. Özellikle kadının üstte olduğu pozisyonlarda yer çekimi nedeniyle daha belirgin hissedilir.

 

Yaşlanmaya bağlı doku değişiklikleri, Peyronie hastalığı, şeker hastalığı, penis kırılması öyküsü ve penis pompalarının gereksiz ya da aşırı kullanımı kapak yapısını bozan başlıca nedenlerdir. Bu konudaki ayrıntılı değerlendirmeye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.uzclinic.com/penil-venoz-kacak-sertlesme-sorununun-gozden-kacan-damarsal-nedeni

Her iki tablonun tanısı da penil Doppler ultrasonografi ile konur.

Sinirsel (Nörojenik) Nedenler

Ereksiyonun gerçekleşmesi için penis içindeki düz kasların gevşemesi gerekir. Bu gevşemeyi sinir uçlarından salınan nitrik oksit sağlar. Sinir iletimi bozulduğunda damarlar sağlam olsa bile kas gevşemesi olmaz ve sertleşme sağlanamaz.

 

Çevresel sinirleri en sık hasara uğratan hastalık şeker hastalığıdır. Bunun dışında kronik alkol kullanımı, kronik böbrek yetmezliği ve radikal prostat cerrahisi sonrası gelişen sinir hasarı sık görülen nedenlerdir. Merkezi sinir sistemi kaynaklı nedenler arasında ise multipl skleroz, Parkinson hastalığı ve omurilik yaralanmaları yer alır.

Hormonal Nedenler

Hormonal dengesizlikler hem cinsel isteği azaltır hem sertleşme sorununa yol açar. En sık neden testosteron eksikliğidir. Testosteron, beyinden cilde kadar sistemin çalışmasına olanak tanıyan temel hormondur ve testislerde her gün üretilerek özellikle sabah saatlerinde kana verilir.

Testosteron üretimini azaltan ya da baskılayan her durum cinsel istek ve işlevde soruna yol açar. Beyin tabanındaki hipofiz bezinden salgılanan prolaktin hormonunun aşırı üretimi testosteronu baskılar. Hipofizden salgılanan ve testisi uyaran FSH ile LH hormonlarının yetersiz salgılanması da testosteron üretimini düşürür. Tiroid bezinin fazla ya da az çalışması da tabloya katkıda bulunur.

 

Ayrıca yaşla birlikte testosteron üretimi kademeli olarak azalır. Bu azalma bazı erkeklerde daha erken ve hızlı gerçekleşir ve erken yaşta cinsel sorunlara yol açabilir. Bu tabloya andropoz ya da yaşlanan erkekte androjen yetmezliği adı verilir. Belirtileri arasında cinsel istekte azalma, sertleşme sorunu, yorgunluk, enerjisizlik, çabuk sinirlenme, kas gücünde azalma, kıllanmada azalma, jinekomasti ve uyku bozuklukları sayılabilir. Bu konudaki ayrıntılı değerlendirmeye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.uzclinic.com/andropoz-belirtileri-testosteron-dususu

Testosteron durumunuzu ön değerlendirmek için ücretsiz bir dijital araç olan AndroScore'u kullanabilirsiniz: https://androscore.com/

 

İlaçlara Bağlı Sertleşme Sorunu

İlaçlar, saptanabilir nedenler arasında en sık gözden kaçanıdır. Hasta yıllardır kullandığı bir ilacı, konuyla ilgisiz olduğunu düşündüğü için hekime söylemez. Oysa sertleşme sorunu yakınmasıyla başvuran hastaların önemli bir bölümünde asıl neden kullanılan ilaçlardır.

 

Sertleşmeyi bozabilen ilaç grupları şunlardır: bazı tansiyon ilaçları, özellikle beta blokerler ve idrar söktürücüler; bazı antidepresan ve antipsikotik ilaçlar; erkeklik hormonunun etkisini azaltan ilaçlar; prostat büyümesi ve saç dökülmesinde kullanılan bazı ilaçlar; mide koruyucular ve bazı kalp ilaçları.

Bu tablonun iyi yanı şudur: sorumlu ilaç saptandığında, hastanın genel durumu göz önünde tutularak yapılacak bir düzenleme çoğu zaman sorunu çözer. Bu nedenle kullandığınız tüm ilaçları, takviyeleri ve bitkisel ürünleri hekiminize eksiksiz bildirmeniz gerekir.

 

Ameliyat ve Travmaya Bağlı Nedenler

Prostat kanseri nedeniyle geçirilen radikal pelvik cerrahilerde sinirler her zaman korunamaz. Bu durum kanserin yayılımına ve hastanın ameliyat öncesi ereksiyon kapasitesine bağlıdır. Sinirler zarar gördüğünde sertleşme sorunu gelişebilir. Aynı bölgeye uygulanan radyoterapi de sinirlerde hasar oluşturabilir.

Travmatik nedenler arasında penis kırılması ve trafik kazalarında görülen idrar kanalı yaralanmaları yer alır. Bu olaylarda hem sinir hem damar hasarı oluşabilir. Bu grupta tedavi seçeneği çoğu zaman penil protez uygulamasıdır.

 

Sertleşme Sorununda Risk Faktörleri

 

Risk faktörleri hem sorunun daha erken ortaya çıkmasına hem daha ağır seyretmesine yol açar. Başlıcaları şunlardır: şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, sigara kullanımı, kolesterol yüksekliği, obezite ve hareketsiz yaşam. Bu faktörlerin kontrol altına alınması tek başına tedavi edici olabilir.

Şeker hastalığı ayrı bir başlık hak eder çünkü damarları, sinirleri ve hormonal dengeyi aynı anda etkiler. Journal of the American College of Cardiology dergisinde yayımlanan çalışmada, tip 2 diyabetli 2.306 erkeğin yüzde 26,7'sinde başlangıçta sertleşme sorunu saptanmıştır. Aynı çalışmada sertleşme sorunu bulunan diyabetlilerde koroner kalp hastalığı gelişme sıklığı yaklaşık iki kat yüksek bulunmuştur.

 

Burada üzerinde durmak istediğim nokta şudur: sertleşme sorunu orta ve ileri yaşlarda vücudun verdiği bir alarm olarak da okunmalıdır. International Journal of Clinical Practice dergisinde yayımlanan uzlaşı raporu, sertleşme sorunu belirtilerinin koroner arter hastalığı belirtilerinden yaklaşık iki ile üç yıl, ciddi kalp damar olaylarından ise üç ile beş yıl önce ortaya çıktığını bildirmektedir. Journal of Sexual Medicine dergisindeki sistematik derleme ve meta analiz de sertleşme sorunu olan erkeklerde kalp damar hastalığı, inme ve genel ölüm riskinin anlamlı biçimde arttığını göstermektedir.

Bu nedenle uzlaşı raporu, sertleşme sorunu olan her erkekte testosteron, açlık kan şekeri, açlık lipid profili ve tansiyon ölçümünü önermektedir.

Sertleşme Sorununda Tıbbi Değerlendirme ve Testler

 

Değerlendirme ayrıntılı bir psikoseksüel öykü ile başlar: yakınma ne zaman ve nasıl başladı, ani mi yoksa sinsi mi, duruma ve partnere göre değişiyor mu, sabah sertleşmeleri devam ediyor mu. Ardından risk faktörleri, kullanılan ilaçlar ve geçmiş tedaviler analiz edilir.

 

Fizik muayenede penis, testisler ve prostat değerlendirilir. Testis boyutlarında küçülme, penis şeklinde eğrilik ya da sertlik varlığı gibi bulgular tanıya yön verir.

Laboratuvar değerlendirmesinde sabah açlık kanında testosteron, gerektiğinde prolaktin, LH, FSH ve tiroid hormonları, ayrıca kan şekeri ve lipid profili istenir. Testosteron ölçümünde zamanlama kritiktir: kan örneği sabah saatlerinde ve aç karnına alınmalı, düşük çıkarsa ayrı bir sabah tekrarlanmalıdır.

İhtiyaç duyulduğunda penil Doppler ultrasonografi ile damarsal yapı incelenir; gece penil tümesans testleri ile sertleşmenin uyku sırasında gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilir. Bu testler organik ve psikojenik ayrımını netleştirir ve sorunun ciddiyetini ortaya koyar.

Sertleşme Sorunu Tedavisi: Basamaklı Yaklaşım

 

Tedavi basamaklıdır. İlk basamak yaşam tarzı düzenlemesi ve ağızdan alınan ilaçlardır. Yanıt alınamayan ya da ilaç kullanamayan hastalarda enjeksiyon, vakum cihazı ve şok dalga tedavisi gündeme gelir. Hiçbir tedaviden fayda görmeyen hastalarda son basamak penil protezdir. Basamak atlanmaz; her hastada en az girişimsel seçenekten başlanır.​

Yaşam tarzı düzenlemesi ilk ve en çok ihmal edilen adımdır. Sigaranın bırakılması, kilo verilmesi, düzenli aerobik egzersiz, kan şekeri ve tansiyonun kontrol altına alınması, alkolün sınırlanması ve uyku düzeninin oturtulması damar sağlığını doğrudan iyileştirir. Pelvik taban egzersizleri de bu basamağın parçasıdır; kasların ereksiyon üzerindeki rolünü şu yazımda anlattım: https://www.uzclinic.com/sertlesme-sorunu-ed-ve-pelvik-taban-iliskisi-kaslar-ereksiyonu-nasil-etkiler

Ağızdan İlaç Tedavisi

Organik kökenli sertleşme sorununda ilk basamak ağızdan alınan ilaçlardır. Fosfodiesteraz tip 5 inhibitörü adı verilen bu grup, penis atardamarında genişlemeye ve düz kaslarda gevşemeye yol açarak sertleşme kalitesini artırır. Etken maddeler sildenafil, tadalafil ve vardenafildir. İleri derecede damar tıkanıklığı yoksa hastaların çoğunda etkilidir.

Etki mekanizmaları aynı olmakla birlikte etki süreleri farklıdır. Genellikle ilişkiden bir süre önce alınmaları gerekir. Son yıllarda tadalafilin düşük dozda günlük kullanımı yaygınlaşmıştır ve uzun vadeli sonuçları yüz güldürücüdür.

 

Önemli bir uyarı: bu ilaçlar nitrat grubu kalp ilacı kullanan kişilerde kesinlikle tehlikelidir ve kullanılmamalıdır. Ayrıca ihtiyaç olmadığı halde yalnızca performans artırmak amacıyla kullanılması sorun yaratabilir. Fiziki bağımlılık gelişmez, ancak özellikle genç erkeklerde ilaç almadan sertleşememe biçiminde psikojenik bir bağımlılık ortaya çıkabilir. Bu konuyu şu yazımda ele aldım: https://www.uzclinic.com/ereksiyon-ilaci-bagimliligi

Bu ilaçlar üroloji değerlendirmesi olmadan kullanılmamalıdır.

Hormon Tedavisi

Testosteron eksikliği saptanan hastalarda hormon desteği belirgin fayda sağlar. Ağızdan alınan formlar ve depo iğneler bulunmakla birlikte, fizyolojiye en yakın uygulama deriden emilen jel ve bant formlarıdır.

Prolaktin hormonunun aşırı salınımına bağlı sertleşme sorununda ise bu hormonu düşüren ilaçlar kullanılır ve tablo çoğu zaman düzelir.

Burada iki uyarı önemlidir. Birincisi, testosteron tedavisi sperm üretimini baskılar; çocuk sahibi olmayı planlayan erkeklerde bu durum önceden konuşulmalıdır. İkincisi, tedavi öncesi ve sırasında prostat ile kan değerlerinin izlenmesi gerekir. Cinsel istekte azalma konusundaki ayrıntılı değerlendirmeye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.uzclinic.com/libido-ne-demek-cinsel-isteksizlik

 

Vakum Cihazları

Vakum cihazları, negatif basınç uygulayarak kanı penise çeker ve ardından penis köküne yerleştirilen bir halka ile kanın içeride kalması sağlanır. Özellikle toplardamar yetmezliği bulunan hastalarda faydalı olabilir. Hasta memnuniyeti kişiden kişiye belirgin biçimde değişir.

Bu cihazların gereksiz yere ve aşırı kullanımı damar kapakçıklarına zarar verebilir ve kalıcı sertleşme sorununa yol açabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır.

Penis İçi Enjeksiyon Tedavisi

Enjeksiyon tedavisinde, düz kas gevşemesi sağlayan bir ilaç doğrudan penisin süngerimsi dokusuna uygulanır. Bu konuda ruhsatlı etken madde alprostadildir. Ağızdan ilaçlardan fayda görmeyen hastalarda etkili bir sertleşme sağlar.

Uzun vadeli kullanımda penis içinde ağrılı nodüller ve eğrilik gelişebilir. Ayrıca priapizm adı verilen, penisin uzun süre sert kalması durumu ortaya çıkabilir; bu tablo acil tıbbi müdahale gerektirir. Türkiye'de bu tedavinin kullanımı sınırlıdır.

 

Şok Dalga (ESWT) ve Rejeneratif Tedaviler

Düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi, penise seanslar halinde uygulanan ve dokuda yeni damar oluşumunu tetiklemeyi amaçlayan bir yöntemdir. Özellikle ağızdan ilaçları yan etkileri nedeniyle kullanamayan ya da bu ilaçlardan kısmi fayda gören hastalarda değerlendirilir. Bu konudaki ayrıntılı bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.uzclinic.com/eswt-tedavisi-erektil-disfonksiyon-antalya

Damarsal kökenli sertleşme sorununda şok dalga tedavisinin yeri ayrı bir değerlendirme gerektirir; bunu şu yazımda ele aldım: https://www.uzclinic.com/eswt-sok-dalga-tedavisinde-dogru-hasta-secimi

 

Aynı grupta trombositten zengin plazma uygulaması ve kök hücre temelli yaklaşımlar yer alır. Bu yöntemlerin kanıt düzeyi ağızdan ilaçlar ve protez kadar güçlü değildir; beklenti buna göre kurulmalıdır. Bu konulardaki değerlendirmelere şu adreslerden ulaşabilirsiniz: https://www.uzclinic.com/prp-tedavisi-sertlesme-sorunu ve https://www.uzclinic.com/kok-hucre-tedavisi-sertlesme-sorunu

 

Damar Cerrahileri

Toplardamar kaçağının birincil sorun olduğu seçilmiş hastalarda penis derin toplardamarının bağlanması işlemi uygulanabilir. Ancak kalıcı başarı şansı düşüktür; vücut yeni yan damarlar oluşturarak kaçağın tekrar ortaya çıkmasına yol açar. Kısa vadeli faydası gösterilmiş olsa da uzun vadeli sonuçları cesaret kırıcıdır ve bu ameliyatlar eski önemini yitirmiştir.

Atardamar cerrahileri ise çok daha nadir uygulanır. Trafik kazası gibi travmalar sonucu penis atardamarının izole biçimde koptuğu durumlarda, kalpteki gibi bypass benzeri mikrocerrahi damar ameliyatları yapılabilir. Deneyim ve ileri teknik gerektiren sınırlı bir uygulama alanıdır.

 

Penil Protez (Mutluluk Çubuğu)

Penil protez, halk arasında mutluluk çubuğu olarak bilinen ve hiçbir tedaviden fayda görmeyen hastalarda uygulanan son basamak tedavidir. Penis içine yerleştirilen implantlarla, sağlanamayan sertleşme yapay olarak elde edilir. Doğru seçilmiş hastalarda hasta ve partner memnuniyeti çok yüksektir.

İki ana tip vardır. Çok parçalı, pompalı ve şişirilebilir modeller doğala en yakın sertleşme kalitesini sağlar ve dışarıdan anlaşılması güçtür. Bükülebilir tek parçalı modeller ise ileri yaşta ya da pompayı kullanamayacak durumdaki hastalarda uygun bir seçenektir. Protez türleri arasındaki farkları şu yazımda karşılaştırdım: https://www.uzclinic.com/penis-protezi-turleri

Protezin hangi durumlarda gündeme geldiğini şu yazımda anlattım: https://www.uzclinic.com/penil-protez-ne-zaman-gundeme-gelir

Bir cerrahi girişim olduğu için kendi risklerini taşır. Enfeksiyon, mekanik arıza ve ileride revizyon gerekliliği ameliyat öncesinde mutlaka konuşulmalıdır; bu konudaki ayrıntılı değerlendirmeye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.uzclinic.com/penis-protezi-riskleri-ve-dayanikliligi

Psikojenik Sertleşme Sorunu ve Cinsel Terapi

 

Psikojenik sertleşme sorununda bedensel bir hastalık bulunamaz. Burada kişinin kendine koyduğu hastalık etiketi, tanı ve tedavideki en önemli direnç noktasıdır. Bu nedenle klasik hasta modelini terk ederiz; karşımızda hasta değil, cinsel uyum sorunu yaşayan bir danışan vardır.

Sertleşme sorunu bir erkek için kesin bir dönüm noktasıdır. Kişi özsaygısını yitirebilir, adeta kendi bedenine küser. Eril özelliklerini kaybettikçe sevilmeme ve terk edilme korkuları gün yüzüne çıkar. Bu yüzden ereksiyon sorunu, erkek için en ağır cinsel işlev bozukluğudur.

 

Ereksiyonun iki özelliği vardır: tekrarlanabilir ve sergilenebilir olması, bir de bir gün kaybedilebilecek bir şey olduğunun farkındalığı. Bu ikinci farkındalığın abartılı yaşanması performans anksiyetesi tablosunu yaratır. "Ya başaramazsam" düşüncesi kafada yer ettiğinde kişi kendi bedenini seyretmeye başlar ve korkulan şey çoğu zaman gerçekleşir. Bu konudaki ayrıntılı değerlendirmeye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.uzclinic.com/sertlesememe-kaygisi-performans-anksiyetesi-ve-pelvik-taban

İlk değerlendirmede şunlara bakarız: temel sorun cinsel istek bozukluğu mu yoksa uyarılma sorunu mu; tablo durumsal mı yoksa her koşulda mı; ani mi başladı yoksa aylar içinde mi ilerledi; kişi libidosunu nereye harcıyor; sabah sertleşmelerini gözlemliyor mu; abartılı beklentiler ve cinsel mitler var mı; partner tutumu nasıl; yakınlaşmaktan korkmasına yol açan bir neden var mı.

Psikojenik sertleşme sorununun başlıca sebepleri şunlardır: geçmişe ve çocukluğa dair suçluluk duyguları, kayıp ve tehdit algısına bağlı savunma, performans anksiyetesi, cinsel mitler ve psikoseksüel bilgisizlik, partnerin kişinin erkekliğine dair olumsuz tutumları, atipik cinsel arzular, kimlik karmaşaları, penis boyu takıntısı, travmatik mastürbasyon sendromu, partnerden yetersiz cinsel uyarı alınması ve sağlıksız yaşam koşulları.

Tedavideki amacımız yaşam koşullarını düzeltmek, istek ve uyarılmayı artırmak, alternatif yollar sunmak ve kişinin performansa değil hissetmeye yeniden odaklanmasını sağlamaktır. Bu süreçte cinsel isteği artıran bazı ilaçlar, ağızdan alınan sertleşme ilaçları ve androjenik ilaçlar geçici olarak kullanılabilir. Bunlar kısır döngüyü kırmak ve özgüveni yeniden kurmak içindir; sonra azaltılarak bırakılır. Yalnızca ilaçla yürütülen bir tedavi çoğunlukla başarısız olur.

Kişide kendine dair olumsuz bir kök düşünce varsa önce onunla çalışılır. "Ben yetersizim, beceriksizim" gibi etiketler çoğu zaman yıllar öncesine dayanır. Bunları destekleyici psikoterapiyle değiştirmek, kişiyi yatakta kendi bedenini izleyen bir seyirci rolünden çıkarıp duygularıyla sevişen özgüvenli bir erkeğe dönüştürmek hedeflenir.

Bu noktada çifti sürecin merkezine almak belirleyicidir. Bu sorun tek başına o erkeğin değil, o çiftin sorunudur. Terapinin davranışsal aşamasında önce cinsel ilişki yasağı getirilir; bu yasak stresi azaltan önemli bir adımdır. Ardından fanteziler, mastürbasyon, partnerbasyon ve erotik masaj egzersizleriyle çiftin yakınlığı aşama aşama artırılır. Korku çok güçlü bir duygudur ve tek başına mücadele edilmesi güçtür; eşler arasındaki şehveti artırmak korkunun etkisini azaltır. Yakınlık belli bir noktaya eriştiğinde birleşme denemeleriyle süreç sürdürülür. Motive biçimde terapiye devam eden çiftlerde sonuç büyük olasılıkla yüz güldürücüdür.

Sertleşme Sorununda Ne Zaman Başvurmalı?

Yakınmanız üç aydan uzun sürüyorsa, ilişkilerin çoğunda tekrarlıyorsa ve sizi ya da ilişkinizi rahatsız ediyorsa değerlendirilmeniz uygun olur. Ara sıra yaşanan zorlanmalar için beklemek makuldür; süreklilik kazanan bir tablo ise ertelenmemelidir.

Bazı durumlarda başvuruyu geciktirmemek gerekir: sabah sertleşmelerinin kaybolması, yakınmanın aylar içinde giderek ilerlemesi, şeker hastalığı, tansiyon ya da kolesterol yüksekliğinin bulunması, sigara kullanımı, penis şeklinde eğrilik ya da sertleşme sırasında ağrı, testislerde küçülme ve belirgin yorgunlukla birlikte cinsel istek kaybı.

İlişki sırasında sertliğin kaybolması ayrı bir tablodur; bu konudaki değerlendirmeye şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.uzclinic.com/iliski-sirasinda-ereksiyon-kaybi

Son olarak şunu belirtmek isterim: sertleşme sorunu çoğu hastada tedavi edilebilir bir durumdur. Erken başvuru hem tedavi seçeneklerini genişletir hem de altta yatan ve fark edilmemiş bir hastalığın ortaya çıkarılmasını sağlar.

 

Randevu / İletişim

Sertleşme sorunu değerlendirmesi ve UZ Terapi için Op. Dr. Niyazi Umut Özdemir ile görüşmek isterseniz:

WhatsApp ve telefon: +90 505 525 24 22 · +90 242 323 17 77
Adres: Fener Mah. Bülent Ecevit Bulv. Kanyon Plaza No:23 K:4 D:7, Muratpaşa / Antalya
 

*Bu sayfa T.C. Sağlık Bakanlığı 2011/59 sayılı yönetmeliğe uygun olarak toplumu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Verilen bilgiler hekimin tıbbi muayenesi ve tanı koyması yerine geçmez; tanı ve tedavi seçenekleri hastadan hastaya önemli değişiklikler gösterebilir.

Kaynaklar

  1. Gandaglia G, Briganti A, Jackson G, et al. A systematic review of the association between erectile dysfunction and cardiovascular disease. Eur Urol. 2014;65(5):968-978. https://doi.org/10.1016/j.eururo.2013.08.023

  2. Vlachopoulos C, Jackson G, Stefanadis C, Montorsi P. Erectile dysfunction and coronary artery disease prediction: evidence-based guidance and consensus. Int J Clin Pract. 2010;64(7):848-857. https://doi.org/10.1111/j.1742-1241.2010.02410.x

  3. Zhao B, Hong Z, Wei Y, et al. Erectile Dysfunction Predicts Cardiovascular Events as an Independent Risk Factor. J Sex Med. 2019;16(7):1005-1017. https://doi.org/10.1016/j.jsxm.2019.04.004

  4. Ma RC, So WY, Yang X, et al. Erectile dysfunction predicts coronary heart disease in type 2 diabetes. J Am Coll Cardiol. 2008;51(21):2045-2050. https://doi.org/10.1016/j.jacc.2008.02.051

erkelerde sertleşme sorunu

Bülent Ecevit Bulvarı No:23 Kanyon Plaza K:4 D.:7 Muratpaşa / ANTALYA

       0(242) 323 1 777         0(505) 525 24 22

Cinsel İşlev Bozuklukları Tanı Tedavi Eğitim Kliniği

UZ Clinic'in tanı ve tedavi modeli olan UZ Terapi için randevu
Muayene
45 dk
  •  Sitemizde paylaşılan yazılar  T.C. Sağlık Bakanlığı 2011/59 sayılı yönetmeliğine uygun olarak toplumu BİLGİLENDİRME amacıyla yayınlanmaktadır.

  •  Bu bilgiler kesinlikle hekimin tıbbi hasta muayenesi ve tanı koyması yerine geçmez. Hastalık durumuna göre tanı ve tedavi seçenekleri hastadan hastaya önemli değişiklikler gösterebilir.

  • Tüm yazılar özgün biçimde hekimlerimiz tarafından kaleme alınmış olup kaynak belirtmeden paylaşılmaması rica olunur.

bottom of page