P-Shot nedir, ne değildir?

   PRP (Platelet Rich Plasma), ya da diğer adıyla "Trombositten Zengin Plazma", kişinin kendi kanından elde edilen sarımtırak renkli bir sıvıdır. PRP hazırlama kiti yardımıyla önce hastadan 10-20 ml kadar kan alınır. Sonra bu kan tek kullanımlık özel filtreler ve santrifüj cihazları ile ayrıştırılarak istenmeyen kısımları uzaklaştırılır.  Üstte kalarak ayrıştırılan 2-6 ml'lik bu özel kısım, trombositten ve dolayısı ile de büyüme faktörlerinden (PDGF, VEGF, TGF- α ve TGF- β) zengin plazmayı içermektedir. Elde edilen PRP sorun olan hasarlanmış bölgeye enjekte edilerek tedavi gerçekleştirilmektedir. PRP uygulamaları günümüzde ortopedi, kozmetoloji, dermatoloji ve plastik cerrahi gibi tıbbın birçok alanında doku iyileşmesini uyarmak ve gençleşmesini sağlamak için kullanılmaktadır. PRP bir kök hücre tedavisi değildir. Ancak içeriğindeki büyüme faktörleri sayesinde kök hücrelerin aktifleşmesi amaçlanmaktadır. PRP'nin etkinliği klinik gözlemler dışında birçok bilimsel araştırmada da açık biçimde gösterilmiştir. PRP belli zaman aralıklarında seanslar şeklinde uygulanmalıdır. Tek bir kez yapılmasının bir anlamı ve faydası elbette yoktur. PRP kişinin kendi kanından elde edildiği için içeriğe bağlı olarak herhangi yan etkisi durumunun olması da söz konusu olamaz. Ancak enjeksiyon yerinde lokal bazı sorunlara (kanama, ekimoz, enfeksiyon vs) sebebiyet verebilmektedir.

   PRP'nin ürolojik alanlarda kullanılması henüz çok yenidir ve tartışmalıdır. Penis içi uygulamaları başta ABD olmak üzere yurtdışında Priapus Shot (P-Shot) adıyla popülerize olmuştur. Özellikle penisi büyüttüğü ve kalınlaştırdığı iddiası ile ABD ve uzak doğu ülkelerinde birçok üroloji ve estetik cerrahi merkezi, seansı 1500-2000 dolarlar civarında bir bedel ile erkeklere yaygın biçimde uygulamaktadır. Daha az sayıda merkez ise ereksiyon sorununa karşı alternatif bir tedavi yöntemi olarak PRP’yi denemektedir. PRP’nin kendisi FDA olaylı bir prosedür olduğu için ABD’de kullanımının önünde şimdilik yasal bir engeli yoktur. Ancak gelişigüzel kullanan bazı doktorlara uyarı yazıları da gönderildiğini medyadan okumaktayız.

   Organik nedenlere bağlı olarak gelişen ereksiyon sorununda dokularda apoptozis (hücre ölümü), kollajen üretiminde artış ve fibrozis gelişimi ile elastikiyetin azaldığını biliyoruz. Yani kavenozal düz kasların yerini katı fibrotik dokular almaktadır. Dolayısı ile penisin erekte olabilme ya da ereksiyonu sürdürebilme yeteneği, nöropatik nedenlerle uyarılmanın ya da vaskülojenik nedenlere de oksijenizasyonun azalmasına bağlı olarak zamanla ortadan kalkmaktadır. Bu noktada PRP’nin intrakavernozal olarak uygulanması anjiogenezis (yeni damar oluşumları) ile birlikte dokuların rejenasyonunu (yenilenme) ve rejuvenasyonunu (gençleşme) sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu konuda bilimsel veriler henüz yeterli düzeyde değildir. Fareler üzerinde yapılan birkaç bilimsel yayında kavernozal dokularda oluşan nöropatik hasarlanmanın PRP ile daha hızlı iyileştiği gösterilmiştir. Yine J. Sex Med dergisinde 2017’de yayınlanan Banno ve ark’nın (Amerika Midwest Urological Group adlı özel bir merkezden) yaptığı 9 hastalık küçük bir çalışmanın ilk sonuçlara göre PRP ile Ereksiyon skoru (IIEF) ortalama 15,6’dan 19,9 yükselmiş ancak aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Yine de ereksiyon sorunu yaşayan erkekler üzerindeki bilimsel çalışmalar halen bazı araştırmacılar tarafından devam ettirilmektedir. Ayrıca peyronie hastalığında tunika albugiena üzerindeki plak bölgelerine yapılan PRP uygulaması ile plakların küçüldüğü eğriliğin azaldığına dair de bazı klinik gözlemler söz konusudur. Hyaluronik asit ile kombine biçimde plak içine PRP enjeksiyonunda yüksek oranlarda başarı elde edilebileceği söylenmektedir. Tüm bunlar dışında penis cildinin yaşlandığını ve kırıştığını düşünen erkekler için tamamen kozmetik amaçlı olarak cilt altına da PRP yapılabilmektedir.

  Yine de PRP’nin ya da P-Shot denilen uygulamanın tek başına ereksiyon sorununu çözdüğü veya penisi büyüttüğü gibi yaklaşımlar şu an için bilimsel gerçeklikten son derece uzaktır ve bu konuda yazılanlar da ihtiyatla karşılanmalıdır. Ancak kendi klinik deneyimlerime dayanarak ereksiyon sorununda özellikle ESWT ile birlikte kombine biçimde uygulanmasının sinerjistik etki gösterebileceğini düşünmekteyim. Yan etki profili çok düşük olduğu için de orta ileri düzey ereksiyon sorunlarında ya da medikal tedaviden fayda görmeyen peyronie hastalığında etik kurallar dahilinde yine ESWT ile birlikte kullanılmaması için de bir sebep gözükmemektedir. Kuşkusuz bu konuda randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Kaynak:

1-The neuroprotective effect of platelet-rich plasma on erectile function in bilateral cavernous nerve injury rat model. J Sex Med 2012 Nov; 9(11) 2838-48

2-The effect of platelet-rich plasma on cavernous nerve regeneration in a rat model. Asian J Androl 2009 Mar; 11(2):215-21

3-The Efficacy of Platelet-Rich Plasma (PRP) as a Supplemental Therapy for the Treatment of Erectile Dysfunction (ED): Initial Outcomes J Sex Med 2017: 14;e1-e107

Bülent Ecevit Bulvarı No:23 Kanyon Plaza K:1 D.:3 Muratpaşa / ANTALYA

       0(242) 323 1 777         0(505) 525 24 22

Cinsel İşlev Bozuklukları Tanı Tedavi Eğitim Kliniği

UZ Clinic'in tanı ve tedavi modeli olan UZ Terapi için randevu
Muayene
45 dk
  •  Sitemizde paylaşılan yazılar  T.C. Sağlık Bakanlığı 2011/59 sayılı yönetmeliğine uygun olarak toplumu BİLGİLENDİRME amacıyla yayınlanmaktadır.

  •  Bu bilgiler kesinlikle hekimin tıbbi hasta muayenesi ve tanı koyması yerine geçmez. Hastalık durumuna göre tanı ve tedavi seçenekleri hastadan hastaya önemli değişiklikler gösterebilir.

  • Tüm yazılar özgün biçimde hekimlerimiz tarafından kaleme alınmış olup kaynak belirtmeden paylaşılmaması rica olunur.